Terimler sözlüğü

Böbrek kanseri

Ablasyon tedavisi

Anormal dokunun uzaklaştırılması için kullanılan bir çeşit az girişimsel tedavi yöntemi. Doktor, anormal dokuyu isi (radyofrekans ablasyon) veya aşırı soğuk (kriyoablasyon) kullanarak yok eder.

Açık cerrahi

Cerrahin yapılara veya organlara ulaşabilmek için cilt ve dokuları keserek yaptığı cerrahi işlem.

Adrenal bez

Adrenal bezler böbreklerin üst kısmına yerleşen organlardır. Hormon salınımından sorumludur.

Adrenelektomi

Adrenal bezin çıkarıldığı cerrahi işlemdir.

Aktif tedavi

Böbrek veya üreter taşından arındırma işlemleri.

Anaemia

Alyuvar hücrelerinin seviyesindeki düşmedir. En sık görülen kan rahatsızlığıdır. Yorgunluk, güçsüzlük, konsantrasyonda azalmaya sebep olur.

Anestezi (genel, omurgadan veya lokal)

Bir işlemden önce, acı hissetmemenizi sağlamak için size ilaç verilecektir. Genel anestezi altına iken bilinciniz yerinde değildir ve size neler olduğunun farkında olmazsınız. Spinal veya lokal anestezi altına iken işlemin yapıldığı vücut bölgenizde acı hissetmezsiniz. Anestezi, işlemden sonra yavaş yavaş yok olur.

Asemptomatik

Belirtiye sebep olmayan, tesadüfen tanı konulan hastalık.

BCG

BCG, basili bakteri Calmette-Guérin’in kısaltmasıdır. BCG, bağışıklık hücrelerini etkinleştiren yüzeysel bir enflamasyona yol açar, bu da  bağışıklık hücrelerini kanser hücrelerini öldürmesi için çeker ve uyarır.

Berrak hücreli böbrek kanseri

Yağdan zengin bir çeşit böbrek tümörü.

Biyopsi

İnceleme yapmak amacıyla vücuttan küçük bir parça dokunun alındığı tıbbi bir işlemdir. Bu işlem, teşhis, takip ve tedaviye yönelik bilgi edinmek amacıyla yapılır.

Böbrek hücreli karsinom

Böbrek kanserinin tıbbi ismi.

Böbrek kisti

Böbrek üzerinde sıvı dolu kesecikler. Kistler habis olabilir.

Böbrek koruyucu cerrahi

Böbrek tümörü ile birlikte bir miktar normal böbrek dokusunun da çıkabildiği, parsiyel nefrektomi de denilen cerrahi işlem. Bu işlem mümkün olan en fazla miktarda böbrek dokusunun korunmasını amaçlar.

Böbrekler

Karnın arkasında 2 adet olarak bulunan, şekli fasulyeye benzeyen, kanı filtre edip idrar üreten organlar.

Cytoreductive nephrectomy

Cytoreductive means reducing the number of tumour cells. This surgery is specific for metastatic kidney cancer. In this surgical procedure a tumour in the kidney is removed, while leaving distant metastases. The aim of the surgery is to reduce the total tumour cells in the body.

El-ayak sendromu

Kanser ilaçlarının bir çeşit yan etkisi. El ve ayak tabanında kızarıklık, şişlik, ağrı ve bazı hastalarda kabarcıklara sebep olur.

Embolizasyon

Tümöre kan akımıni durdurmak için kan damarının akışının engellendiği cerrahi olmayan minimal invaziv işlemdir.

Enzim

Metabolizma işlemlerinden sorumlu büyük biyolojik moleküllerdir.

Fatigue

Normalden daha fazla yorgunluğunuzu, enerjinizin kalmadığını, uyumanıza rağmen daha iyi hissetmemizi tanımlar. Ayrıca eklem, kas ve göğüs ağrısı hissedebilirsiniz.

Fuhrman nükleer evre

Hücrelerin yapısına göre tümör agresifliğinin değerlendirilmesi.

Görüntüleme

Ultrason, röntgen veya diğer tarama yöntemleri ile vücudun görüntülerinin çekilmesidir.

Habis tümör

Sürekli olarak veya arada patlamalar halinde büyüyen kanserli bir büyümedir. Habis tümörler sıçrayabilir, yani tüm vücuda yayılabilir.

Hedefe yönelik tedavi

Kanser hücrelerinin büyümek için kullandığı mekanizmaları hedefleyen ilaçlardır

Histopatolojik analiz

Dokunun mikroskop altında incelenmesi, kanserin varlığı ve özelliklerinin araştırılması.

İmmunoterapi

Bağışıklık sistemini tümör hücreleriyle savaşmak için teşvik eden bir tür kanser tedavisidir.

JJ-stenti

İdrarın böbrekten mesaneye akışını sağlamak için geçici olarak üretere yerleştirilen bir tüp.

Kaval ven

Düşük oksijen taşıyan kani vücuttan kalbe taşıyan büyük ven.

Kemoterapi

Hücreler için zehirli olan ilaçlarla yapılan kanser tedavisidir. Bu ilaçlardan bazıları, normalden daha hızlı büyüyen, mesela kanser hücreleri gibi hücreler için zehirlidir.

Klinik çalışma

Tedaviler ve ilaçlar hakkında özel sorulara cevap verebilmek için yapılan deneysel araştırma çalışmalarıdır. Genellikle belli özellikteki hastalarda bir tedavi yönteminin nasıl etki ettiğini araştırırlar.

Kontrast madde

Vücuttaki yapı veya sıvıların kontrastını artıran bir maddedir. Mesane Kanserinin tıbbi görüntülemesinde (ayrıca bkz. Görüntüleme) kullanılır

Kriyoterapi

Selim veya habis hücre büyümesini tedavi etmek için düşük ısınin tıbbi amaçlı kullanılmasıdır.

Laparoskopik cerrahi

Cerrahin ciltten dokuya kadar kesiye ihtiyaç duymadığı minimal invaziv cerrahi tekniği. Cerrah karnınızda küçük kesilerden cerrahi aletleri sokar.

Lenfadenektomi

Tümör nedeniyle büyümüş lenf nodlarının çıkarıldığı cerrahi işlem.

Lokal-ilerlemiş böbrek kanseri

Tümörün böbrek dışına doğru böbreği çevreleyen dokuya ve venlere, adrenal beze veya lenf nodlarına uzandığı kanser tipi.

Lokalize böbrek kanseri

Böbrekte sınırlı kalmış, yayılmamış böbrek kanseri.

Lymph nodes

Small oval-shaped organs that play a role in regulating how the immune system responds.

Mesane

Böbreklerden idrarı toplayan organdır.

Metastatik hastalık

Bir tümörün diğer organ veya lenf düğümlerine yayılması durumudur.

Metastazektomi

Metastazı çıkarmak için yapılan cerrahi işlem. Bunlar vücutta diğer organlara sıçramış tümörlerdir.

Minimal invaziv cerrahi

Ciltten dokuya kesinin gerekmediği cerrahi işlemdir. Cerrahi aletler karin duvarında yapılan küçük kesiler ile içeri sokulur.

MRI tarama

Manyetik rezonans görüntüleme güçlü manyetik alanda radyo dalgalarının vücudun görüntülenmesi için kullanıldığı yöntemdir.

Multidisipliner

Değişik branşların tecrübelerinin birleşimi. Tıpta, ürolog, onkolog, psikiyatrist ve diğer uzmanların  birlikte çalışması örnek verilebilir.

Neoanjiogenez

Daha önce var olan damarlardan yeni damarların oluşması işlemidir. Kanserlerde bu durum tümörün büyümesine imkan verir.

Onkolog

Herhangi bir çeşit kanseri olan kişilerin teşhis, tedavi, takip ve genel bakımından mesul olan tıp çalışanıdır.

Palyatif baki

Hastalığın iyileşmeyeceği durumlarda yasam kalitesini artırmayı hedefleyen tedavi şekli. Fiziksel, psikolojik, sosyal ve manevi konuları içerir.

Paraneoplastik sendromlar

Vücutta oluşan herhangi bir kanser tipi tarafından oluşan ve yüksek kan basıncı, kilo kaybı, ateş, anemi, kas kitlesi kaybı ve iştah kaybı gibi reaksiyonlar.

Parestezi

Ciltte oluşan iğnelenme veya karıncalanma hissi.

Parsiyel nefrektomi

Böbreğin bir kısminin çıkarıldığı cerrahi işlem.

Patolog

Hastalıkların kendilerine özgü niteliklerini anlamak üzere doku, kan veya idrar üzerinde incelemeler yapan bir tıp çalışanıdır. Kanser tedavisinde patolog, tümörlerin teşhisine ve sınıflandırmasına yardım eder.

Perinefrik hematom

Böbrek yanı veya etrafındaki kan birikintisi.

Perirenal yağ

Böbreği saran yağ.

Peteşi

Ciltteki kan damarlarındaki küçük kanamalardan dolayı oluşan kol ve bacaklardaki küçük kırmızı nokta veya morluklar.

Primer tümör

Tümörün ilk geliştiği yerdeki habis hücre büyümesi.

Prognoz

Tedavi sonrası olası sağlık durumunu tahmin için kullanılan tıbbi terim.

Prostat spesifik antijen (PSA)

Selim prostat büyümesinin, prostat iltihabının veya prostat kanserinin olduğu erkeklerde artabilen ve prostat tarafından üretilen bir proteindir.

Radikal nefrektomi

Böbreğin tamamen çıkarıldığı cerrahi işlem.

Radiofrekans ablasyon

Yüksek frekans akımından üretilen ısıyı kullanarak böbrek tümörünün tedavi edildiği tıbbi işlem.

Radyasyon tedavisi

Habis hücrelerin kontrolü veya öldürülmesi için radyasyonun kullanıldığı bir çeşit kanser tedavi yöntemi.

Radyolog

Görüntüleme yöntemlerinde özelleşmiş tıbbi uzman. Radyolog X-ışını, ultrason, BT, MRI veya diğer yöntemlerle tümörün tanı ve takibini yapar.

Rekürrens

Tedaviden ve kanserin tespit edilemediği bir süre geçtikten sonra kanserin geri dönmesidir. Kanserin ilk kez tespit edildiği yerde olabileceği gibi vücudun herhangi bir başka yerinde de olabilir.Standart bir süresi olmamakla birlikte doktorların çoğu, en az bir yıl boyunca kanser tespit edilmedikten sonra nüksetmesini rekürrens olarak kabul edecektir.

Renal

Böbreklerle ilgili.

Renal arter

Böbreklerden süzülmek üzere büyük miktarda kan akımı taşıyan arter.

Renal arter klempi

Cerrahi sırasında kullanılan bir alet. Klemp denilen ve arteri sıkan bu aletle böbreğe giden kan akımı engellenir.

Renal fasya

Gerota fasyası olarak isimlendirilir. Böbreği saran bağ dokusu tabakasıdır.

Renal ven

Böbrekten filtre edilen kani vücuda taşıyan ven.

Robotik cerrahi sistemi

Doktora laparoskopik cerrahi için yardımcı cihaz.  Cerrah uzaktan hareket kontrol sensörleri ile robotu kontrol eder.

Selim büyüme

Vücutta kanserojen olmayan hücre büyümesi.

Selim tümör

Diğer organlara yayılmayan ve kanserojen olmayan büyüme.

Tanı

Belirtilerinize sebebini anlamak için doktor ve hemşire biz takım testler yapar.

Tedavi yolağı

Doktorlar için ana tedavi yöntemlerinden biri. Farklı semalar ve girişimler tanımlanmış, uygun hale getirilmiş ve özellikle sırayla organize edilmiştir. Bununla tıbbi ekip hastanın sağlığı konusunda hastaya birlikte çalışabilir.

Tiroit

Vücudun enerji kullanma ve protein yapma hızını ve diğer hormonlara nasıl cevap vereceğini kontrol eden boyunda bulunan bir bezdir.

TNM sınıflaması

Tümör Nod Metastaz (TNM) sınıflaması, tümörün boyut ve yayılımı (T), lenf nodlarının tutulumu (N) ve vücutta başka yerlere yayılımına (M) göre. tümörü sınıflamada kullanılan uluslararası bir sınıflama sistemidir.

Tümör ekimi

Tümör hücreleri kana veya cerrahi sırasında diğer organlara ulaşırsa olur. Tümör hücreleri başka yerlerde büyüyüp tümör oluşturabilir.

Tümör evresi

Kanserin vücutta ne kadar yayıldığını gösterir. Tümörün boyutuna, lenf nodlarına veya diğer organlara göre değerlendirilir.

Ultrason

Vücudun görüntülenmesi için yüksek frekanslı ses dalgalarının kullanıldığı görüntüleme yöntemi.

Üreter

İdrarın böbreklerden mesaneye akmasını sağlayan iki tüpten biri.

Ürolog

İdrar yolları ve cinsel organların sağlığı ve hastalıkları konusunda uzmanlaşmış doktor.

Yağlı doku

Yağ depolayan hücrelerden oluşan bir çeşit bağ doku. Adipoz doku olarak da tanımlanır.

error: You are not allowed to copy content without permission. Please contact: e.robijn@uroweb.org