Terimler sözlüğü

Terimler sözlüğü

Tukaj najdete vse medicinske izraze, uporabljene v tem spletnem mestu, skupaj z njihovimi razlagami. Iz knjižnice si lahko prenesete tiskalniku prijazno različico slovarja.


Ablasyon tedavisi

Anormal dokunun uzaklaştırılması için kullanılan bir çeşit az girişimsel tedavi yöntemi. Doktor, anormal dokuyu isi (radyofrekans ablasyon) veya aşırı soğuk (kriyoablasyon) kullanarak yok eder.

Aciliyet

Ertelenmesi güç olan, ani idrara çıkma ihtiyacıdır.

Açık cerrahi

Cerrahin yapılara veya organlara ulaşabilmek için cilt ve dokuları keserek yaptığı cerrahi işlem.

Adenom

Prostatın büyümüş kısmı.

Adrenal bez

Adrenal bezler böbreklerin üst kısmına yerleşen organlardır. Hormon salınımından sorumludur.

Adrenelektomi

Adrenal bezin çıkarıldığı cerrahi işlemdir.

Adrenolitik ajanlar

Adrenalin hormonunun üretimini yavaşlatan veya durduran bir grup ilaç.

Aktif tedavi

Böbrek veya üreter taşından arındırma işlemleri.

Anaemia

Alyuvar hücrelerinin seviyesindeki düşmedir. En sık görülen kan rahatsızlığıdır. Yorgunluk, güçsüzlük, konsantrasyonda azalmaya sebep olur.

Androgens

Male sex hormones that control and provide male characteristics like facial hair and lower voice.

Androlog

Özellikle erkeklere özgü ürolojik sorunlarla ve erkek üreme sistemine ilişkin problemlerle uğraşan erkek sağlığı ile ilgili tıp uzmanıdır.

Anestezi (genel, omurgadan veya lokal)

Ameliyat öncesi ağrı hissetmemeniz için ilaçlar verilir. Genel anestezi ile bilinciniz açık olmaz ve size yapılanları farketmezsiniz. Lokal veya spinal anestezi altında ise ameliyat yapılan vücut bölgenizde ağrı hissetmezsiniz. Ameliyat sonrası anestezi zamanla kaybolacaktır.

Anti-androgen drug

Any drug that blocks the action of androgens.

Antiangiogenic therapy

Therapy with drugs which prevent the formation of new blood vessels that feed a tumour and allow it to grow.

Aralıklı kateter

İdrar yapmanıza yardımcı olmak için üretra ve mesaneye yerleştirilen tüp. Gün içerisinde mesaneyi tam olarak boşaltmak için aralıklı kateter bir kaç kez elle yerleştirilir ve çıkarılır.

Asemptomatik

Belirtiye sebep olmayan, tesadüfen tanı konulan hastalık.

Asemptomatik taşlar

Herhangi bir belirtiye neden olmayan taşlardır. Genellikle başka bir rahatsızlık için yapılan görüntüleme yöntemleri ile saptanır.

Aşırı Aktif Mesane (AAM)

Ani sıkışma hissi, idrar kaçırma, sık idrara çıkma ve noktüriyi de içeren depolama tipindeki idrar semptomlarının bütünüdür.

AÜSS

Alt üriner sistem belirtileri. SPB belirtileri için kullanılan bu terim üriner sistemi etkileyen diğer hastalıklara da işaret edebilir (Üriner sistem’e bakınız).

Bağ

İki kemik veya kıkırdak dokuları birbirine bağlayan ya da eklemi bir arada tutan sert, esnek, fibröz dokuların kısa bant halidir.

Berrak hücreli böbrek kanseri

Yağdan zengin bir çeşit böbrek tümörü.

Bez

Bez kana veya vücudun diğer bölümlerine salınması için hormonların sentezlendiği bir organdır.

Bilgisayarlı tomografi (BT)

Vücudun X ışını ile seri görüntülerinin alındığı görüntüleme metodu. BT, bilgisayarlı tomografinin kısaltmasıdır.

Biyopsi

Vücuttan küçük doku parçalarının inceleme için alındığı tıbbi işlemdir. Bu işlem tanı, takip ve tedavi için bilgi almak amacıyla yapılır.

Böbrek hücreli karsinom

Böbrek kanserinin tıbbi ismi.

Böbrek kisti

Böbrek üzerinde sıvı dolu kesecikler. Kistler habis olabilir.

Böbrek koruyucu cerrahi

Böbrek tümörü ile birlikte bir miktar normal böbrek dokusunun da çıkabildiği, parsiyel nefrektomi de denilen cerrahi işlem. Bu işlem mümkün olan en fazla miktarda böbrek dokusunun korunmasını amaçlar.

Böbrekler

Karnın arkasında 2 adet olarak bulunan, şekli fasulyeye benzeyen, kanı filtre edip idrar üreten organlar.

Bone scan

A scan of the entire body that can be used to find bone metastases.

Brachytherapy

Sometimes called seed implantation. Radioactive “seeds” are carefully placed inside of the cancerous tissue and positioned to attack the cancer most efficiently.

Castration

A chemical or surgical treatment in which the production of androgens is stopped, or the effect of the hormones is blocked.

Castration-resistant prostate cancer

A type of prostate cancer that needs lower levels of androgens to continue to grow.

Chemical castration

A type of treatment in which drugs are used to stop the production of androgens, or block their effect.

Cinsel sağlık

Cinsellikle ilgili fiziksel, duygusal, zihinsel ve sosyal açıdan iyi olma durumudur.

Conservative management

A type of treatment in which the doctor monitors your health and can recommend treatment if necessary.

CSAP

Cryosurgical ablation of the prostate. In this minimally-invasive technique, freezing temperatures are applied directly to the tumour cells to kill them.

Cystoscope

A type of endoscope which is used in the urethra (see also Endoscope, Urethra).

Cytoreductive nephrectomy

Cytoreductive means reducing the number of tumour cells. This surgery is specific for metastatic kidney cancer. In this surgical procedure a tumour in the kidney is removed, while leaving distant metastases. The aim of the surgery is to reduce the total tumour cells in the body.

Dekompresyon

Böbreğin birindeki basıncın düşürülmesi. Böbreklerden idrarın boşaltmasını sağlayan nefrostomi tüpü, cilt üzerinden doğrudan böbrek içine yerleştirilir.

Depot injections

An injection of a drug, usually into the muscle or right under the skin. The drug is either solid or oil-based and the active compound is released over a long period of time, without having to take any extra steps.

Detrüsor

Mesane duvarında bulunan düz kastır. Detrüsor kası mesanenin idrar depolamasına imkan tanımak için gevşer ve işeme sırasında idrarı boşaltmak için kasılır.

Düz kas

Kan damarları gibi, içi boş organların kasılmasından sorumlu kas dokusudur.

El-ayak sendromu

Kanser ilaçlarının bir çeşit yan etkisi. El ve ayak tabanında kızarıklık, şişlik, ağrı ve bazı hastalarda kabarcıklara sebep olur.

Embolizasyon

Tümöre kan akımıni durdurmak için kan damarının akışının engellendiği cerrahi olmayan minimal invaziv işlemdir.

Endokrinolog

Hormonlarla ilgili hastalıkların tanı ve tedavisi ile ilgilenen tıp doktorudur.

Endoskop

Vücudun içini incelememizi sağlayan, tüp şeklinde esnek veya sert alet.

Enzim

Metabolizma işlemlerinden sorumlu büyük biyolojik moleküllerdir.

Erektil disfonksiyon

Ereksiyon sağlayamama ve sürdürememe.

Fatigue

Normalden daha fazla yorgunluğunuzu, enerjinizin kalmadığını, uyumanıza rağmen daha iyi hissetmemizi tanımlar. Ayrıca eklem, kas ve göğüs ağrısı hissedebilirsiniz.

Flare

When testosterone levels increase before decreasing as a result of hormonal drug therapy with LHRH agonist drugs.

Focal therapy

A general term for a variety of minimally-invasive techniques for destroying small tumours. The main purpose of focal therapy is to limit damage to surrounding tissue.

Fractionated

In radiology, the act of dividing the dose of radiation into smaller doses with one or more rest periods in between.

Fuhrman nükleer evre

Hücrelerin yapısına göre tümör agresifliğinin değerlendirilmesi.

Geçici SS

Kronik ya da kalıcı olmayan sertleşme sorunudur.

Gland

A gland is an organ that synthesizes hormones for release into the bloodstream or other parts of the body.

Glans

Penis ucunu oluşturan yuvarlak kısımdır.

Gleason score

The Gleason score determines the aggressiveness of a tumour in the prostate. It is based on the pattern of the cancer cells. Each pattern gets a value between 1 and 5. The pathologist adds the scores of the two patterns that appear in most of the tissue samples after a biopsy. Tumours with a higher score are more aggressive and more difficult to cure.

Görüntüleme

Ultrason, X isini veya diğer tarama teknikleri ile vücudun görüntülenmesi.

Gynecomastia

A hormonal disorder in which men have benign enlargement of breast tissue.

Habis tümör

Sürekli veya hızlı büyüyen kanseröz büyüme. Habis tümörler vücudun başka bir yerine sıçrayabilir ki buna metastaz denir.

Hedefe yönelik tedavi

Kanser hücrelerinin büyümek için kullandığı mekanizmaları hedefleyen ilaçlardır

HIFU

High-Intensity Focussed Ultrasound. A minimally-invasive procedure that applies ultrasound energy to heat up and destroy cancer cells.

Histopatolojik analiz

Dokunun mikroskop altında incelenmesi, kanserin varlığı ve özelliklerinin araştırılması.

Hormonal therapy

Any treatment option in which hormones are used.

Hormones

Molecules that are produced in glands and circulate in the blood system to reach their target organs. They affect body functions and behaviour.

Hot flushes

A medical condition characterized by redness of the skin, sweating and a sudden feeling of inner heat.

İdrar kaçırma

İstemsiz bir şekilde idrarın tutulamaması, kaçırma.

İdrar sızıntısı

İdrarın mesaneden kazara kaçması.

İdrar Yapma Sıklığı

Genellikle günde 8 kezden daha fazla olmakla birlikte her zamankinden daha sık idrara çıkma durumuna denir.

İdrar yolları

İdrarı üreten, vücutta taşıyan ve vücut dışına atan organ sistemi. İki böbrek, iki üreter, mesane ve üretradan oluşur.  Erkeklerde üretranın daha uzun olmasının dışında kadın ve erkekte idrar yolları benzerdir.

İkinci basamak tedavi

İlk tedavi başarısız olduğunda veya fayda göstermemeye başladığında verilen tedavi.

İlk basamak tedavi

Bir hastalık için verilen ilk tedavidir. Sıklıkla standart tedavi seçeneklerinin bir parçasıdır.

İmmunoterapi

Bağışıklık sisteminin tümör hücreleriyle savaşması için desteklendiği bir çeşit kanser tedavisi.

İntrakavernöz enjeksiyon

İntrakavernöz penisin tabanına uygulanan bir enjeksiyondur.

İntravenöz ürografi

Genellikle koldaki bir toplayıcı damara röntgen ışınları ile görülebilen bir kontrast maddenin enjekte edilmesi suretiyle gerçekleştirilen görüntüleme yöntemi.

İnvazif

Doktorun vücuda ya da vücudun bazı bölümlerine aletler yerleştirerek gerçekleştirdiği herhangi bir işlem.

İşeme döngüsü

İşeme döngüsü iki kısımdan oluşur. İlki; mesanenin idrar ile dolmasıdır. Bunu mesanenin boşaldığı işeme aşaması takip eder.

İyi huylu prostat büyümesi

Yaş ile birlikte gelişen hormonal değişiklikler ile ilişkili prostat büyümesi.

Jinekolojik

Kadın üreme sistemi (Vajina, uterus, overler ve memeler dahil) sağlığıyla ilişkilidir.

JJ-stenti

İdrarın böbrekten mesaneye akışını sağlamak için geçici olarak üretere yerleştirilen bir tüp.

Kalıcı kateter

İdrar yapmanıza yardımcı olmak için üretra ve mesaneye yerleştirilen bir tüp.

Kalkül

Taş.

Kardiyolog

Kalp-damar hastalıkları konusunda uzmanlaşmış doktordur.

Kardiyovasküler hastalık

Kalp ve kan damarları hastalıklarına denir.

Karışık tipte idrar kaçırma

Hem stres tipinde, hem de sıkışma tipinde idrar kaçırma semptomlarının birlikte bulunması.

Kateter

Vücuttan sıvı drenajı için kullanılan içi boş, esnek ve boru şeklinde tıbbi bir malzemedir. Ürolojide kateterler mesaneden idrar drenajı için kullanılır.

Kaval ven

Düşük oksijen taşıyan kani vücuttan kalbe taşıyan büyük ven.

Kemoterapi

Hücreler için toksik olan ilaçlarla yapılan kanser tedavisidir. Bazıları özellikle kanser hücreleri gibi hızlı büyüyen hücreler için toksiktir.

Klinik çalışma

Tedaviler ve ilaçlar hakkında özel sorulara cevap verebilmek için yapılan deneysel araştırma çalışmalarıdır. Genellikle belli özellikteki hastalarda bir tedavi yönteminin nasıl etki ettiğini araştırırlar.

Konservatif tedavi

Taş hastalığının izlenmesi veya taşın doğal yollarla atılmasını kolaylaştıracak ilaç tedavilerinin uygulanması.

Kontrast madde

Vücut yap veya sıvılarının yoğunluğunu artıran bir maddedir. Tıbbi görüntülemede kullanılır (görüntülemeye bakınız).

Kontrastsız BT

Daha az radyasyon maruziyeti sağlayan BT tarama tipi.

Kontrendikasyon

Herhangi bir tedavi seçeneğini sakıncalı kılan belirti veya durum.

Kriyoterapi

Selim veya habis hücre büyümesini tedavi etmek için düşük ısınin tıbbi amaçlı kullanılmasıdır.

Labia

Vajinanın her iki yanındaki vulvanın iç ve dış katlantıları.

Laparoskopik cerrahi

Cerrahin ciltten dokuya kadar kesiye ihtiyaç duymadığı minimal invaziv cerrahi tekniği. Cerrah karnınızda küçük kesilerden cerrahi aletleri sokar.

Lenfadenektomi

Tümör nedeniyle büyümüş lenf nodlarının çıkarıldığı cerrahi işlem.

LHRH agonists

Drugs used in prostate cancer treatment to stop the production of testosterone in the testicles.

LHRH antagonists

Drugs used in prostate cancer treatment to stop the production of testosterone, by inhibiting the production of androgens.

Lobes

A lobe is any division or extension of an organ that is clearly visible without using a microscope.

Locally-advanced prostate cancer

A prostate cancer where the tumour has spread outside of the prostate and into surrounding tissue.

Lokal-ilerlemiş böbrek kanseri

Tümörün böbrek dışına doğru böbreği çevreleyen dokuya ve venlere, adrenal beze veya lenf nodlarına uzandığı kanser tipi.

Lokalize böbrek kanseri

Böbrekte sınırlı kalmış, yayılmamış böbrek kanseri.

Lokalize prostat kanseri

Tümörün prostatla sınırlı olduğu ve yayılmadığı prostat kanseridir.

Lymph nodes

Small oval-shaped organs that play a role in regulating how the immune system responds.

Lymphorrhea

Leakage of lymph fluid onto the skin. The fluid leads to skin damage, and may cause an infection.

Mammary glands

Glands located in the breasts. In women, the mammary glands can produce milk.

Medical history

A brief summary of previous operations, previous and current diseases, known allergies, and drugs you currently take.

Medical oncologist

A doctor who specializes in all types of cancer and mostly uses drugs to treat them.

Medikal Ekspulsif Terapi (MET)

Taşın doğal yollardan daha kolay ve daha az ağrıyla atılmasını sağlayan ilaç tedavisi.

Mesane

Böbreklerden akan idrarın depolandığı organ.

Mesane boynu

Mesaneyi üretraya bağlayan kas grubu. Bu kaslar kasıldığında idrarı mesanede tutar, gevşediğinde ise idrarın üretraya geçmesine izin verir.

Mesane duvarı

Mesaneyi şekillendiren farklı doku tabakalarıdır.

Metabolik değerlendirme

Taş oluşumu yönünden yüksek risk taşıyan hastalarda yapılan bir dizi kan ve idrar testi.

Metastatik hastalık

Tümörün diğer organlara veya lenf nodlarına sıçradığı zamandır.

Metastazektomi

Metastazı çıkarmak için yapılan cerrahi işlem. Bunlar vücutta diğer organlara sıçramış tümörlerdir.

Micturition

İdrar yapma.

Minimal invaziv cerrahi

Ciltten dokuya kesinin gerekmediği cerrahi işlemdir. Cerrahi aletler karin duvarında yapılan küçük kesiler ile içeri sokulur.

Minimal invaziv girişim

Vücuda kesi yapılmadan yapılan cerrahi girişim. Üretra içinden tedavi edilecek vücut bölgesine ulaşmak için endoskop kullanılır (Endoskop’a bakınız).

MRI tarama

Manyetik rezonans görüntüleme güçlü manyetik alanda radyo dalgalarının vücudun görüntülenmesi için kullanıldığı yöntemdir.

Multidisipliner

Değişik branşların tecrübelerinin birleşimi. Tıpta, ürolog, onkolog, psikiyatrist ve diğer uzmanların  birlikte çalışması örnek verilebilir.

Nefrostomi tüpü

Cilt üzerinden böbreğin içine yerleştirilen bir tüp. Bu tüp, idrarın böbrekten çıkmasına imkan verir.

Neoanjiogenez

Daha önce var olan damarlardan yeni damarların oluşması işlemidir. Kanserlerde bu durum tümörün büyümesine imkan verir.

New hormonal agents

A group of drugs for castration-resistant prostate cancer when standard hormonal treatment is no longer effective.

Nocturnal polyuria

Gece olduğunda böbreklerin normalden fazla idrar üretimi.

Noktüri

Gece idrar yapmak için uyanma gereksinimi.

Nörojenik alt idrar yolu disfonksiyonu

Sinir sistemindeki problemler nedeniyle alt üriner sistemde meydana gelen bir komplikasyon ve onun yarattığı fonksiyon bozulmasıdır.

Nörolog

Beyin, omurilik, sinir ve kas hastalıkları dâhil olmak üzere sinir sistemi bozukluklarının tanı ve tedavisi konusunda eğitimli tıp doktorudur.

Nörolojik

Sinir sistemi ile ilgili manasına gelir.

NSAID’lar

Ağrının dindirilmesinde kullanılan bir grup ilaç. Genellikle renal koliği hafifletmek için kullanılır.

Okzalat

Birçok yiyecekte bulunan, böbrek veya üreter taşı oluşumu ile ilgisi olabilen bir madde.

Onkolog

Kanser hastalarının tanı, tedavi, takip ve genel bakimi konularında özelleşmiş tıbbi profesyonel uzman.

Orchiectomy

A method of surgical castration in which one or both testicles are removed. If only one testicle is removed, this is known as unilateral orchiectomy. If both testicles are removed this is referred to as bilateral orchiectomy.

Osteoporosis

A bone disease characterized by a reduction of bone mass.

Östrojen

Vücudun kadınsal özelliklerini kontrol eden ana kadın cinsiyet hormonu. Üreme sistemi ve menstrüel döngü için önemlidir.

Palyatif baki

Hastalığın iyileşmeyeceği durumlarda yasam kalitesini artırmayı hedefleyen tedavi şekli. Fiziksel, psikolojik, sosyal ve manevi konuları içerir.

Paraneoplastik sendromlar

Vücutta oluşan herhangi bir kanser tipi tarafından oluşan ve yüksek kan basıncı, kilo kaybı, ateş, anemi, kas kitlesi kaybı ve iştah kaybı gibi reaksiyonlar.

Parçacıklar

İşlem sırasında kırılan taş parçaları.

Parestezi

Ciltte oluşan iğnelenme veya karıncalanma hissi.

Parmakla rektal muayene

Doktorun parmağını kullanarak prostatın boyutunu, şeklini ve kıvamını hissederek değerlendirdiği ve prostat büyümesi ya da prostat kanseri gibi durumları teşhis ettiği testtir.

Parsiyel nefrektomi

Böbreğin bir kısminin çıkarıldığı cerrahi işlem.

Patolog

Hastalıkların özel karakterlerini anlamak için doku, kan veya idrarı inceleyen tıbbi uzman. Kanser tedavisinde patolog tümörün tanısında ve sınıflandırılmasında yardımcı olur.

Ped testi

Ped testi süresince doktorunuz sizden emici özelliği olan bir ped kullanmanızı isteyecektir. Genellikle test 1- 24 saat arası sürer. Ped tarafından emilen idrar miktarını ölçmeniz gerekir.

Pelvik taban kasları

Mesane ve rektumun da dahil olduğu pelvik organları destekleyen kaslar.

Penis

Erkekte idrarı vücut dışına atma görevi de olan üreme organıdır.

Periferal ödem

Ödem, şişlik anlamına gelir. Periferal ödem spesifik olarak ayak bilekleri ve bacaklardaki şişkinliği ifade eder.

Perine

Anüs ile skrotum veya vulva arasındaki bölge.

Perinefrik hematom

Böbrek yanı veya etrafındaki kan birikintisi.

Perirenal yağ

Böbreği saran yağ.

Perkütan

Cilt yoluyla.

Perkütan nefrolitotomi (PNL)

Cilde bir tüp yerleştirmek suretiyle taşların böbrekten doğrudan çıkarıldığı bir tedavi seçeneği.

PET scan

A positron emission tomography (PET) scan is an imaging test that uses a radioactive substance called a tracer to look for disease in the body. A PET scan shows how organs and tissues are working.

Peteşi

Ciltteki kan damarlarındaki küçük kanamalardan dolayı oluşan kol ve bacaklardaki küçük kırmızı nokta veya morluklar.

Pezer

Enfeksiyon tedavisi için veya kontraseptif olarak vajina içine yerleştirilen küçük çözünebilir blok. Aynı zamanda uterusu desteklemek için vajinaya yerleştirilen elastik veya sert alet anlamında da kullanılır.

pH değeri

Sıvıların asidik veya alkali olup olmadığını tanımlayan 0 ve 14 arası bir değer. pH değeri 7.0 civarında ise nötr, yukarısında ise alkali, altındaysa asidiktir.

Physical

Having to do with or affecting the body.

Post void residual urine (PVR)

The amount of urine left in the bladder after urination.

Priapizm

Penisin kalıcı ve ağrılı sertleşmesidir.

Primer polidipsi

Çok su içmeye sebep olan ağız kuruluğu hissi.

Primer tümör

Tümörün ilk geliştiği yerdeki habis hücre büyümesi.

Prognoz

Tedavi sonrası olası sağlık durumunu tahmin için kullanılan tıbbi terim.

Prostat

Meniyi taşıyan sıvıyı üreten bezdir. Mesanenin altında ve üretranın etrafında bulunan bu bez erkek alt üriner sisteminde yer almaktadır.

Prostat spesifik antijen (PSA)

Selim prostat büyümesinin, prostat iltihabının veya prostat kanserinin olduğu erkeklerde artabilen ve prostat tarafından üretilen bir proteindir.

Prostatektomi

Prostatın bir parçasının çıkarıldığı cerrahi işlem.

PSA testing

Testing men for the level of prostate-specific antigen (PSA) in their blood. A high level of PSA in the blood suggests that the cells in the prostate are behaving unusually.

Psikiyatrist

Ruh hastalıkları tanı ve tedavisinde uzmanlaşmış tıp doktorudur.

Psychological

Having to do with or affecting the mind.

Radiation oncologist

A specialist who uses radiation therapy to treat cancer.

Radikal nefrektomi

Böbreğin tamamen çıkarıldığı cerrahi işlem.

Radiofrekans ablasyon

Yüksek frekans akımından üretilen ısıyı kullanarak böbrek tümörünün tedavi edildiği tıbbi işlem.

Radyasyon tedavisi

Habis hücrelerin kontrolü veya öldürülmesi için radyasyonun kullanıldığı bir çeşit kanser tedavi yöntemi.

Radyolog

Görüntüleme yöntemlerinde özelleşmiş tıbbi uzman. Radyolog X-ışını, ultrason, BT, MRI veya diğer yöntemlerle tümörün tanı ve takibini yapar.

Rektum

Anüste sonlanan, kalın bağırsağın son kısmı.

Rekürrens

Tedavi ve kanserin saptanamadığı bir dönem sonrası ortaya çıkması. Bu, kanserin ilk saptandığı yerde veya vücutta başka bir yerde olabilir. Standart zaman periyodu yoktur ancak çoğu doktor rekürrensi kanserin saptanmadığı en az 1 yıl sonra ortaya çıkması olarak tanımlar.

Renal

Böbreklerle ilgili.

Renal arter

Böbreklerden süzülmek üzere büyük miktarda kan akımı taşıyan arter.

Renal arter klempi

Cerrahi sırasında kullanılan bir alet. Klemp denilen ve arteri sıkan bu aletle böbreğe giden kan akımı engellenir.

Renal fasya

Gerota fasyası olarak isimlendirilir. Böbreği saran bağ dokusu tabakasıdır.

Renal kolik

Taşın normal idrar akışını engellemesi sonucu oluşan böğür, bel, kasık veya uyluk ağrısı.

Renal ven

Böbrekten filtre edilen kani vücuda taşıyan ven.

Resectoscope

A type of endoscope used for minimally invasive treatment of BPE.

Retrograde ejaculation

A condition when semen can no longer go through the urethra during orgasm but goes into the bladder instead. The semen later leaves the body during urination.

Retropubik

Pelvik kemiğin arkası.

Risk stratification

A tool to determine a treatment pathway. It is based on disease characteristics combined with personal characteristics like medical and family history or general state of health.

Robotik cerrahi sistemi

Doktora laparoskopik cerrahi için yardımcı cihaz.  Cerrah uzaktan hareket kontrol sensörleri ile robotu kontrol eder.

Salvage

A treatment for cancer given together with or after the main treatment. It can be a treatment to prevent recurrence or part of a palliative care approach.

Selim büyüme

Vücutta kanserojen olmayan hücre büyümesi.

Selim prostatik büyüme (BPE)

Yaşla birlikte hormonlardaki değişikliklere bağlı prostatta görülen büyümedir.

Selim tümör

Diğer organlara yayılmayan ve kanserojen olmayan büyüme.

Seminal vesicles

A pair of glands located below the bladder. They produce semen.

Sertleşme odacıkları

Penisin büyük kısmını oluşturan sertleşme dokusudur.

Sertleşme Sorunu

Sertleşmeyi başlatamamak ya da devam ettirememektir.

Sinir koruyucu ameliyat

Çıkarılacak dokuların yakınındaki sinirlerin korunmasının amaçlandığı ameliyat türüne denir.

Sistoskopi

Doktorun üretradan içeri doğru yerleştirilmiş bir sistoskop ile vücudunuzun içine bakması işlemi (Sistoskop ve üretra terimlerine de bakınız).

Sıkışma tipi idrar kaçırma

Erteleyemediğiniz aniden idrar yapma isteğiniz sonrası ortaya çıkan sıkışma tipi idrar kaçırmadır. Mesane kası aniden kasılır ve istememenize rağmen idrar yaparsınız.

Skrotum

Testislerin içinde bulunduğu derinin oluşturduğu kese.

Şok dalgaları ile taş kırma (SWL)

Yüksek enerjili ses dalgaları ile taşların küçük parçacıklara ayrıldığı tedavi yöntemi. Taş parçacıkları, işlem sonrasında idrar yoluyla atılır.

Steroid drug

A drug that tries to reproduce the effect of a hormone in the body. Some steroids are used to treat infections. Other steroid drugs have effects similar to testosterone.

Stres tipi idrar kaçırma

Üretra veya üretral sfinkterin dolu mesane basıncına karşı koyamadığı durum. Bunun sonucunda, alt üriner sisteminiz üzerindeki basıncın aniden artmasıyla idrar kaçırırsınız. Öksürme, hapşırma, gülme, koşma veya zıplama gibi egzersizler, market torbası gibi ağır şeyleri taşıma sırasında meydana gelebilir.

Tanı

Belirtilerinize sebebini anlamak için doktor ve hemşire biz takım testler yapar.

Tedavi yolağı

Doktorlar için ana tedavi yöntemlerinden biri. Farklı semalar ve girişimler tanımlanmış, uygun hale getirilmiş ve özellikle sırayla organize edilmiştir. Bununla tıbbi ekip hastanın sağlığı konusunda hastaya birlikte çalışabilir.

Testisler

Testisler, spermi ve erkeklik hormonu olan testosteronu üreten erkek organlarıdır.

Testosteron

Ağırlıklı olarak testislerde üretilen ve erkeklerde cinsel özelliklerin gelişiminden sorumlu olan steroid yapıdaki androjen hormonudur.

Tiroit

Vücudun enerji kullanma ve protein yapma hızını ve diğer hormonlara nasıl cevap vereceğini kontrol eden boyunda bulunan bir bezdir.

Titanyum port

Artifisyel Üriner Sfinkterin (AÜS) metal olmayan parçası. Sfinkterin içindeki basıncı ayarlamaya yarar.

Tıkayıcı uyku apnesi

Soluk alma çabasına ragmen uyku esnasında solunumun tekrarlayan durmaları. çoğunlukla horlama ile birlikte görülür.

TNM sınıflaması

Tümör Nod Metastaz (TNM) sınıflaması, tümörün boyut ve yayılımı (T), lenf nodlarının tutulumu (N) ve vücutta başka yerlere yayılımına (M) göre. tümörü sınıflamada kullanılan uluslararası bir sınıflama sistemidir.

Transüretral prostat rezeksiyonu (TURP)

TURP iyihuylu prostat büyümesi için standard cerrahi işlemdir. Karnınızın alt kısmına kesi yapılmadan semptomlarınızı rahatlatmak için prostatınızın bir bölümü alınır. Bu tür cerrahi işlemler minimal invaziv tedavi olarak adlandırılır. (bkz minimal invaziv işlemler).

Tümör ekimi

Tümör hücreleri kana veya cerrahi sırasında diğer organlara ulaşırsa olur. Tümör hücreleri başka yerlerde büyüyüp tümör oluşturabilir.

Tümör evresi

Kanserin vücutta ne kadar yayıldığını gösterir. Tümörün boyutuna, lenf nodlarına veya diğer organlara göre değerlendirilir.

Ultrason

Vücudun görüntülenmesi için yüksek frekanslı ses dalgalarının kullanıldığı görüntüleme yöntemi.

Ultrasonografi

Vücudun içinin yüksek frekanslı ses dalgaları kullanılarak görüntülenmesi tekniği (ultrason).

Üreter

İdrarın böbreklerden mesaneye akmasını sağlayan iki tüpten biri.

Üreteroskop (sert veya esnek)

İdrar yolları için kullanılan bir endoskop. Üretradan içeri sokulup önce mesaneye oradan da üreter hatta böbrek içine kadar getirilebilir.

Üreteroskopi (URS)

Böbrek veya üreter taşlarını çıkarmaya yönelik bir tedavi seçeneği. Üretereskop, taşın dışarı atılması için üretra üzerinden idrar yoluna sokulur.

Üretra

İdrarı mesaneden ve sonrasında vücuttan dışarı taşıyan tüp.

Ürik asit

Pürin denilen maddelerin vücut tarafından parçalanması sonucu oluşan bir kimyasal.

Üriner retansiyon

İdrar yapamadığınız durumda oluşur, kronik olabilir.

Üriner sfinkter

Mesanedeki idrarın üretradan akışını kontrol eden kaslar. Bu kaslar kasıldığında üretra sıkıca kapanır.

Üroflovmetre

Üroflovmetri testi sırasında kullanılan özel bir hunidir. Huni,  yapılan idrar miktarını, saniyedeki idrar akışını ve işemenizi bitirene kadar olan işeme süresini ölçen bir cihaza bağlıdır.g.

Ürolityazis

Taş hastalığı.

Ürolog

İdrar yolları ve cinsel organların sağlığı ve hastalıkları konusunda uzmanlaşmış doktor.

Vajina

Kadın dış genitalyasından rahim ağzına uzanan, kas yapısındaki tüp şekilli organ.

Vakumlu sertleşme cihazı

Sertleşme sorunu olan erkek hastada sertleşmeyi başlatmak ve devam ettirmek için kullanılabilecek, üzerinde bir halkanın bulunduğu harici bir pompadır.

Vücut dışı şok dalga tedavisi (ESWT)

Dokuyu parçalamak için yüksek enerjili ses dalgalarının kullanıldığı bir tedavi seçeneğidir.

Vulva

Kadın dış genital organları.

Yağlı doku

Yağ depolayan hücrelerden oluşan bir çeşit bağ doku. Adipoz doku olarak da tanımlanır.

error: You are not allowed to copy content without permission. Please contact: e.robijn@uroweb.org