Böbrek ve üreteral taşları

Böbrek ve üreteral taşları

Böbrek ve üreteral taşları çok yaygındır fakat Avrupa’da bu hastalıktan mağdur olanların tam sayısına ulaşmak zordur.

Taş, idrar yollarındaki idrardan gelen kristallerin geliştirdiği sert bir kütledir. Böbrekte ya da üreterde (böbrekten mesaneye doğru yönelen tüp) bulunabilir.

Böbrek ve üreter taşları, genellikle herhangi bir rahatsızlık vermeden dökülür fakat bu hastalık, bilinen en ağrı verici deneyimlerden biri haline gelebilir. Geçmişte bu, makul ölçüde yaygın fakat halk arasında görünürlüğü düşük olan “Külkedisi hastalığı” olarak görülmekteydi. Ancak bugün, Batı diyetindeki ve yaşam tarzındaki değişikliklerden ötürü daha çok kişi taş yapma eğilimi göstermektedir.

Taş nedir?

Taş, safra kesesinde, mesanede ve böbreklerde oluşabilen sert, katı bir kütledir. Bu tip taşlar faklı sebeplerle oluşur ve farklı yöntemlerle tedavi edilir. Böbrekte oluşan taş yerinde kalabileceği gibi üretere de hareket edebilir (Şekil 1).

Şekil 1: İdrar yolları Sağ böbrek, sol böbrek, üreterler, mesane, üretra
Şekil 1: İdrar yolları Sağ böbrek, sol böbrek, üreterler, mesane, üretra

Böbrek taşlarına ne sebep olur?

Kadın veya erkek olsun herkeste yaşamı boyunca taş oluşabilir. Vücudunuzun idrar üretme biçiminde bir dengesizlik olması halinde taş oluşabilir. Bu da içtiğiniz sıvı miktarıyla ve taş oluşumu tetikleyen maddelerin idrarınızda bulunup bulunmamasıyla bağlantılı olabilir.

Taş oluşumunun başka sebepleri de bulunmaktadır.

Bazı insanların taş oluşturma ihtimali daha fazladır. Aşağıdaki unsurları taşıyorsanız siz de yüksek risk grubundasınız:

  • Aile geçmişinde taş hastalığı olması
  • Bruşit, ürik asit veya ürat taşı
  • Üriner sistemdeki enfeksiyon nedeniyle oluşan taş
  • Taş oluşumuna yatkınlık oluşturan genetik bir durum
  • Üreterlerde daralma
  • Üreter ile böbreğin birleşme noktasında darlık

Bazı ürolojik durumlar taş hastalığı riskini artırır:

  • Medüller sünger böbrek (doğumdan gelen bir kusur)
  • Kist veya kalisiyel divertikül olarak adlandırılan durum
  • Vezikoüreteral reflü (idrarın anormal bir şekilde üreter veya mesaneye geri akışı)
  • Atnalı böbrek (doğumdan gelen bir kusur)
  • Üreterlerinizden birinde üreterosel olarak adlandırılan şişlik
  • Nefrokalsinozis (böbreklerdeki çok fazla kalsiyum bulunması)

Diğer bazı durumlar taş hastalığı ile ilişkilidir. Bunlar:

  • Hiperparatiroidizm (paratiroid bezleriyle aşırı miktarda paratiroid hormonu üretimi)
  • Gastointestinal hastalıklar (jejuno-ileal bypass, intestinal rezeksiyon, Crohn hastalığı, emilim bozukluğu durumları ve üriner akış sapması)
  • Sarkoidozis (vücudunuzda çeşitli organlarınızda küçük hücre kümelerine sebep olan enflamasyon)

Taş oluşumu ayrıca birçok ilaçla da ilişkilidir. Lütfen hekiminizin tavsiyesi olmadan reçete edilmiş hiçbir ilacı kullanmayı bırakmayınız.

Böbrek ve üreter taşları hakkında gerçekler

  • Taş hastalığı sık görülür, toplumda her on kişiden birinde herhangi bir aşamada taş oluşur.
  • Yaşamınız boyunca %5-10 taş oluşturma riskiniz vardır.
  • Erkekler, kadınlardan 3 kat daha fazla sıklıkta taş oluşturur. Bu fark, yaşam tarzındaki ve diyetteki değişiklikler nedeniyle artık azalmaktadır.
  • En çok 30 ile 50 yaş arasında taş oluşma ihtimali bulunur.
  • Taş hastaları yaşamları boyunca bir defadan fazla taş oluşturur.

Belirtiler

Böbrek ve üreter taşının genellikle ağrıya neden olduğu düşünülür. Ancak taşın boyutu, şekli, idrar yollarındaki konumu gibi özelliklere bağlı olarak tıbbi belirtilerde, şiddetli ağrı ile ağrısız arasında değişiklik görülebilir (Şekil 2).

Şiddetli ağrı (renal kolik)

Eğer taş, üreterden normal idrar akışını engelliyorsa renal kolik olarak bilinen şiddetli ağrıyı hissedersiniz. Bu, bel ve böğür (her iki yanınızda, kaburgaların alt kısmından kalçaya kadar uzanan alan) bölgenizde hissedilen keskin bir ağrıdır. Eğer taş, böbreğinizde değil de üreterinizde ise ağrıyı kasık ve uyluk bölgenizde hissedebilirsiniz. Erkeklerde yumurtalıklarda da ağrı olabilir (Şekil 2).

Renal kolik, idrar yollarında ve üreter duvarında ani basınç artışı sonucu gelişir. Ağrı, dalgalar halinde gelir ve siz vücut pozisyonunuzu değiştirmedikçe azalmaz. Yaşayabileceğiniz en ağrılı durumlardan biri olarak tanımlanır ve doğum sancısına benzetilir.

Renal kolike eşlik eden diğer belirtiler arasında şunlar sayılabilir:

  • Bulantı
  • Kusma
  • Kanlı idrar (pembe renkte görünür)
  • Ağrılı idrar yapma
  • Ateş

Renal kolik, ağrınızın dindirilmesi için aile hekiminize veya en yakın hastaneye başvurmanızı gerektirecek acil bir durumdur. Yüksek ateşiniz de varsa, acilen tıbbi bir yardım arayışına girmelisiniz.

Dinmeyen ağrı

Üreteri tıkamayan taşlar, böğürde tekrarlayan ve dinmeyen ağrılara sebep olabilir. Bu tür ağrı, başka hastalıklara da işaret edebileceği için, böbrek veya üreter taşınızın olup olmadığının anlaşılabilmesi için bir takım tıbbi testler yaptırmanız gerekecektir.

Belirti olmaması

Bazı taşlar hiçbir rahatsızlığa sebep olmazlar. Bu taşlar küçük olup, belirtisiz taşlar olarak isimlendirilir. Böbreğin alt kısmında bulundukları veya üreter duvarına yapışık oldukları için idrar akışını engellemezler. Belirti vermeyen taşlar genellikle diğer şartlarda yapılan röntgen veya benzeri görüntüleme yöntemleri ile saptanır.

Şekil 2: Muhtemel renal kolik ağrı bölgesi
Şekil 2: Muhtemel renal kolik ağrı bölgesi

Tanı

Doktorlar, belirtilerinizin nedenini anlamak için bir takım testler yapar. Buna tanı denir. Doktor veya hemşire öncelikle tıbbi geçmişinizi inceler ve muayenenizi yapar. Daha sonra vücudunuzun görüntülerini alır ve gerekirse diğer testleri yapar.

Görüntüleme teknikleri

Taşınızın yerleştiği yeri saptayabilmek için doktorunuzun iç organlarınızın görüntüsünü alması gerekir. Görüntü oluşturmak için size yüksek frekanslı ses dalgaları kullanan ultrasonografi (ultrason olarak da bilinir) uygulanır. İdrar toplayan sistemlerin genişleyip genişlemediği kontrol edilerek taşın tıkanıklığa neden olup olmadığı görülebilir.

Ultrasonun yanısıra idrar yollarının röntgen filmine de ihtiyacınız olabilir.

Sık kullanılan başka bir tanı yöntemi de BT taramasıdır (bilgisayarlı tomografi). Taş hastalığı için kontrastı pekiştirilmemiş bilgisayarlı tomografi (NCCT) çekilir. Bu taramayla taşın boyutu, şekli ve kalınlığı açıkça ortaya konulur.

Bazı durumlarda doktorunuz kontrastı-pekiştirilmiş BT taraması veya intravenöz ürografi yapmaya karar verebilir. Bu görüntüler, böbreğinizin fonksiyonu ve anatomisi hakkında ek bilgiler verebilir.

Taş analizi ve diğer testler

Renal kolik durumunda, enfeksiyon veya böbrek yetmezliği olup olmadığını görmek için idrar ve kan testleri yapılır.

Taşınızın idrarla atılması bekleniyorsa doktorunuz, taşınızın toplanabilmesi için idrarınızı süzmenizi tavsiye edebilir. Doktorunuz sizde ne tür taş bulunduğunu anlamak için analiz yapacaktır. Bu bilgi, önleyici ve tedavi edici en iyi yöntemin seçilmesine yardımcı olduğu için çok önemlidir.

Yüksek düzeyde taş oluşum riski taşıyorsanız, metabolik değerlendirme olarak bilinen ek testlerden geçmeniz gerekir.

Tedavi

Size böbrek veya üreter taşı teşhisi konulmuş bulunuyor. Bu bölümde doktorunuzla birlikte konuşabileceğiniz farklı tedavi seçenekleri anlatılmaktadır. Birlikte sizin için en doğru yönteme karar verebilirsiniz.

Tedavi Seçiminde Etkili Olan Faktörler:

  • Belirtileriniz
  • Taşın özellikleri
  • Tıbbi geçmişiniz
  • Hastanenizde uygulanan tedavi yöntemi ve doktorunuzun tecrübesi
  • Kendi kişisel tercihleriniz ve değerleriniz

Bütün taşlar tedavi gerektirmez. Eğer taşınız rahatsızlığa neden oluyorsa ve doğal yollarla idrardan düşmüyorsa tedaviye ihtiyacınız var demektir. Önceden mevcut tıbbi hastalıklarınız varsa da doktorunuz tedavi önerisinde bulunabilir.

Acil ve acil olmayan durumlar için farklı tedavi yöntemleri vardır.

Acil olmayan durumların tedavisi

Sizi rahatsız etmeyen böbrek veya üreter taşınız varsa genellikle tedavi görmezsiniz. Doktorunuz durumunuzun daha kötüye gitmediğinden emin olmak için düzenli kontrol muayeneleri yapmak üzere size randevu verir.

Taşınızın idrarla atılması muhtemelse doktorunuz, süreci kolaylaştırmak amacıyla birtakım ilaçları reçete edebilir. Buna konservatif tedavi denir.

Taşınız büyümeye devam ediyorsa, sık ve şiddetli ağrı yapıyorsa aktif tedavi görmeniz gerekir.

Konservatif taş tedavisi

Çoğu böbrek ve üreter taşı, işeme esnasında kendiliğinden vücudu terkeder. Ancak taşın yerine ve boyutuna bağlı olarak atılması belirli bir zaman alacaktır. Taş hareket ettiği zaman renal kolik şeklinde ağrılarınız olabilir. Taşınız çok küçükse %95 ihtimalle 6 hafta içerisinde kendiliğinden atılabilir.

Aklınızda kalsın:

  • Taş, mesaneye ne kadar yakınsa atılma şansı o kadar çoktur
  • Taş ne kadar büyükse atılma şansı o kadar azdır.

Aktif taş tedavisi

Böbrek ve üreter taşları, birtakım belirtilere yol açması halinde tedavi edilmelidir. Eğer herhangi bir tıbbi belirtiniz yoksa aşağıdaki durumlarda da tedavi uygulanabilir:

  • Taş büyümeye devam ediyorsa
  • Başka bir taş oluşturma riskiniz yüksekse
  • Enfeksiyonunuz varsa
  • Taşınız çok büyükse
  • Aktif tedaviyi tercih ediyorsanız.

Doktorunuz aşağıdaki durumlarda üreterdeki taşın çıkarılmasını önerebilir:

  • İdrar yolundan geçemeyecek kadar büyük görünüyorsa
  • İlaç tedavisi görmenize rağmen ağrılarınız devam ediyorsa
  • Böbrek fonksiyonlarınız durmuş veya bozulmuşsa.

Taşları aktif olarak uzaklaştırmanın 3 yolu vardır: şok dalga ile taş kırma (SWL), üreteroskopi (URS) ve perkütan nefrolitotomi (PNL). Her işlemin avantaj ve dezavantajları vardır. Burada önemli olan tıbbi belirtileriniz ve test sonuçlarınız hakkında doktorunuzla konuşup, size en uygun tedaviyi seçebilmektir.

Acil durumlar

Akut renal kolik

Renal kolik, taşın üreteri tıkaması sonucu oluşan ani ve ağrılı bir durumdur. Ağrıyı gidermek için mümkün olan en kısa zamanda aile hekiminize veya en yakın acil müdahale birimine başvurunuz.

Ağrı, genellikle tablet veya fitil formunda alınabilen NSAID’lerle (steroid olmayan anti-enflamatuar ilaçlar) dindirilir. Eğer bu ilk tedavi aşaması işe yaramazsa opioid isimli güçlü ağrı kesiciler kullanılabilir. Bu ilaçlar genellikle damar içine enjekte edilir. Opioid’lerin dezavantajı ise mide bulantısı yapabilecek olmalarıdır.

Nadir de olsa bazen ilaçlar işe yaramamaktadır. Böyle durumlarda doktorunuzun idrarı böbrekten süzmesi gerekebilir. Buna dekompresyon denir.

İki farklı dekompresyon yöntemi vardır:

  • Üretranız üzerinden üreterinizin içine üreteral JJ-stenti yerleştirilmesiyle (Şekil 3)
  • Ciltten böbreğe doğrudan perkütan nefrostomi tüpü konulması (Şekil 4a ve 4b)

Her iki yöntem de eşit düzeyde etkilidir.

Şekil 3: İdrarın idrar yollarından akabildiğinden emin olmak için JJ stenti takılır.
Şekil 3: İdrarın idrar yollarından akabildiğinden emin olmak için JJ stenti takılır.
Şekil 2a: İdrarı doğrudan böbrekten kateter torbasına süzmek için bir perkütan nefrostomi tüpü kullanılır.
Şekil 4a: İdrarı doğrudan böbrekten kateter torbasına süzmek için bir perkütan nefrostomi tüpü kullanılır.
Şekil 4b: Böbreğin içine yerleştirilen perkütan nefrostomi tüpü.
Şekil 4b: Böbreğin içine yerleştirilen perkütan nefrostomi tüpü.

Tıkanmış ve enfekte olmuş böbrek

Eğer renal kolikle birlikte ateşiniz de varsa veya olağan olmayan bir yorgunluk hissediyorsanız derhal en yakın bir üroloji kliniğine başvurmalısınız. Kan ve idrar testleri yapılarak böbrekte tıkanma ve enfeksiyon olup olmadığı kontrol edilir. Eğer böyle bir durum sözkonusuysa böbreğinizdeki basıncın düşürülmesi için derhal dekompresyona ihtiyacınız olacaktır.

Dekompresyonun ardından enfeksiyonu gidermek için antibiyotik alacaksınız. Taşınızı uzaklaştıracak tedavi ancak bu enfeksiyon giderildikten sonra yapılabilir.

Tekrar taş oluşumunun önlenmesi

Böbreğinde veya üreterinde taş bulunan bazı hastalar gelecekte daha fazla taş oluşturabilir. Taşınız düştükten veya tedavi ile çıkarıldıktan sonra, doktorunuz tekrar taş oluşma riskinin yüksek olup olmadığını tespit edecektir. Bunun için taşınızı analiz etmesi gerekecektir. Ayrıca tedavi öncesi yapılan kan ve idrar testlerinizin sonuçları da doktorunuz tarafından değerlendirilecektir.

Tekrar taş oluşturma riskiniz yüksek olması halinde doktorunuzun metabolik değerlendirmesi. Test sonuçlarına göre doktorunuz, önleyici tedbirler alınmasını veya başka testler yapılmasını önerecektir.

Taş oluşumunu önleyecek genel yaşam tarzı tavsiyeleri

Başka bir taş oluşumu riskiniz düşük olsa dahi doktorunuz veya hemşireniz size birtakım yaşam tarzı değişiklikleri yapmanızı tavsiye edecektir. Bu önlemler, başka bir taş oluşturma riskinizi azaltır ve genel olarak sağlığınızı iyileştirir. Erişkinler için öneriler.

Daha fazla sıvı tüketin

  • Her gün 2.5 ile 3 litre arası sıvı tüketiniz
  • Sıvı alımınızı gün içine dengeli dağıtınız
  • Su veya süt gibi nötr pH’lı içecekleri tercih ediniz
  • İdrar miktarınızı gözetim altında tutunuz. Günlük 2-2.5 litre olmalıdır
  • İdrarınızın rengini gözlemleyiniz. Zira açık renkte olması gerekir
  • Sıcak iklimde yaşıyorsanız veya yoğun fiziksel egzersiz yapıyorsanız daha fazla sıvı alınız. Sıvı kaybınızı dengelemeye yardımcı olacaktır

Diyetinizi uyarlayın

Kişisel durumunuza göre doktorunuz diyetinizi uyarlama önerilerinde bulunabilir. Bunun öncelikle doktorunuzla görüşülmesi önemlidir.

  • Dengeli ve çeşitlendirilmiş bir diyet uygulayınız
  • Bol miktarda sebze, lifli gıda ve meyve (özellikle turunçgiller) yiyiniz
  • Yumurta, mercimek, beyaz pirinç, soyulmuş elma, üzüm, karnıbahar, kabak gibi düşük okzalat içeren gıdaları daha fazla yemeye çalışınız
  • Diyetinizin yeterli kalsiyum içerdiğinden emin olunuz (günlük yaklaşık 1,000 miligrama denk gelmelidir) Ancak kalsiyum destek ürünleri konusunda dikkatli olunuz ve doktor veya hemşirenizin tavsiyelerini alınız
  • Diyetinizdeki tuz miktarını azaltınız (günde 3-5 gr’ı aşmamalıdır)
  • Özellikle genç hayvan etinde bol olan hayvansal proteini çok fazla almayınız. Bunun yerine avokado, karnıbahar ve bezelyede bulunan sebze proteini alınız
  • Sağlıklı vücut ağırlığınızı koruyunuz (Vücut Kütle Endeksiniz 18-25kg/m2 arasında olmalıdır)

Sağlıklı alışkanlıklar

Sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemek her zaman için iyi bir fikirdir.

  • Haftada 2 veya 3 kez egzersiz yapmaya çalışınız
  • Stresten kaçınınız

Metabolik değerlendirme

Taş oluşturma riskiniz yüksekse , doktorunuz metabolik değerlendirme yapacaktır. Bu değerlendirme, sizin hangi ek tedaviye ihtiyaç duyabileceğinizi belirleyen bir dizi kan ve idrar testidir.

Testlerin sonuçlarına göre ilaç tedavisi görebilirsiniz. İlaç tedavisi genellikle hiçbir yan etki yapmaz veya çok az yan etkiye sebep olur. Ayrıca yaşam tarzı değişikliklerinizi dikkate almanıza yardımcı olur.

Metabolik değerlendirmenin bir parçası olarak doktorunuz sizden 24 saatlik 2 farklı dönemde idrar biriktirmenizi isteyecektir. Bu, taşınızın kendiliğinden düşmesinin veya tedavi ile çıkarılmasının yaklaşık 3 hafta sonrasında yapılır. İdrar miktarınızla birlikte idrarınızdaki değişik maddelerin miktarları da ölçülür.

İlaç tedavisine başladıktan 2-3 ay sonra doktorunuz, ilaç tedavisinin dozunun ayarlanması için başka bir idrar örneği alacaktır.

Kalsiyum-okzalat taşları

Kalsiyum okzalat taşınız varsa, her zaman geçerli olmasa da taş oluşumu için yüksek risk taşıyabilirsiniz. Taşınızın kalsiyum-okzalat taşı olduğu saptandıysa

  • Okzalattan zengin gıdaları (örneğin pancar, bamya, ıspanak, İsveç pazısı, tatlı patates, çay, çikolata ve soya ürünleri) daha az yiyiniz
  • Pürin bakımından zengin gıdaların tüketimini azaltınız
  • Önerilen günlük C vitamini miktarından daha fazlasını almayınız
  • Bütün durumlarda, kişisel tavsiyeler için doktorunuza danışınız

Eğer metabolik değerlendirmeniz daha fazla taş oluşumu için yüksek risk taşıdığınızı gösteriyorsa tekrar taş oluşması riskini azaltmaya yönelik ilaç tedavisi görebilirsiniz.

Kalsiyum-fosfat taşları

Kalsiyum-fosfat taşınız varsa, her zaman geçerli olmasa da taş oluşumu riskiniz yüksek olabilir. Göreceğiniz tedavi tipi, taşın oluşma sebebine göre değişir.

Ürik asit taşları

Ürik asit taşınız varsa daha fazla taş oluşumu riskiniz yüksektir. Pürin bakımından zengin gıdalardan daha az yiyerek, başka bir taş oluşumu riskini azaltabilirsiniz. Birtakım balık türlerinde (ringa balığı, midye, gümüş balığı, sardalya, hamsi), kırmızı et ve sakatatta (yürek, karaciğer, böbrek) yüksek seviyede pürin bulunur.

İdrar pH’ınızı 6.2 ile 6.8 arasında tutabilmek için ilaç tedavisi göreceksiniz. Çubuk testleriyle idrarınızın pH’ını evde kolayca kontrol edebilirsiniz.

Amonyum ürat taşları

Amonyum ürat taşınız varsa tekrar oluşma riskiniz yüksektir ve idrar yolu enfeksiyonunuz da olabilir. Enfeksiyonun tedavisi için antibiyotik alırsınız ve idrar pH’ınızı 5.8 ile 6.2 arasında tutmak için ilaç tedavisine ihtiyacınız olabilir.

Strüvit ve enfeksiyon taşları

Strüvit veya enfeksiyon taşınız varsa daha fazla taş oluşumu riskiniz yüksektir. Enfeksiyonun tekrar oluşmaması için antibiyotik kullanma ihtiyacınız olabilir.

Sistin taşları

Sistin taşınız varsa, daha fazla taş oluşumu riskiniz yüksek olabilir. Günlük en az 3 litre idrar oluşturabilmeniz için yeterince sıvı almalısınız. Az tuzlu yemek, idrarınızdaki sistin seviyesini düşürecektir. İdrarınızın pH’ını 7.5 veya daha yükseğe çıkarabilmek için ilaç tedavisi alacaksınız. Tüm bunların ötesinde sistin seviyenizi düşürmek için ilaç tedavisine ihtiyacınız olabilir.

Diğer taşlar

Çok nadir görülen diğer taş tipleri de vardır. Doktorunuz sizin kişisel durumunuzu ve tedavi seçeneklerini sizinle görüşecekt

Bu bilgiler Avrupa Üroloji Birliği (EAU) tarafından EAU Ürolitiyazis Bölümü (EULIS), EAU Genç Akademik Ürologlar Grubu’nun Ürolitiyazis Bölümü ve Avrupa Üroloji Hemşireleri Birliği (EAUN) ile işbirliği içinde hazırlanmıştır.

Bu broşürdeki bilgiler, EAU Klavuzları ile uyumludur.

Katkıda bulunanlar:
Dr. Thorsten Bach Hamburg, Almanya
Dr. Murat Binbay İstanbul, Türkiye
Ms. Nicola Dickens Londra, İngiltere
Ms. Bente Thoft Jensen Århus, Danimarka
Prof. Dr. Thomas Knoll Sindelfingen, Almanya
Mr. André Mendes Castelo Branco, Portekiz
Dr. Francesco Sanguedolce Barselona, İspanya
Dr. Christian Türk Viyana, Avusturya

TÜD ile işbirliği içinde:

 

 

 

 

This information was updated by the EAU Patient Information Working Group, March 2018